RüyadaBeyaz Perde Görmek; Rüyada beyaz perde görmek birçok farklı şekilde yorumlanır. Rüyada görülen beyaz perde bazı işleri saklamaya, cimri bir insana, meraklı bir arkadaşa, istenmeyen bir misafir kadına işaret eder. Hane kapısındaki yeni beyaz perde, etraftan gelebilecek sürekli üzüntüye, eski perde ise kısa süreli
MollaCami: Rüyada perde görmek, bir kısım işleri gizlemeye işarettir. Bilinmeyen perde onu gören için üzüntü ve kederdir.Mescidin kapısında olan perde dini işlerde, evin kapısında asılı olan perde de dünya işlerinde üzüntü ve kederdir. Rüyasında yırtılmış perde gören kimse neşe ve sevince erer.
Evindesiyah perde görmek, evde ölüm olacağına, eski perde geçici bir kedere, yırtık perde ferah ve sevince, beyaz perde hafif geçecek sıkıntıya yorumlanır. Rüyada yeşil bir perde
Daha Fazla Rüya Tabiri. Rüyada beyaz tül perde görmek : Bu rüya hayırlara alamet eder ve rüya sahibi için güzellik, esenliğe ve ferahlığa kavuşmaya tabir edilir. rüya sahibinin sorunlarının bitmesine ve mutluluğu bulmasına vesile olacak olayların yaşanacağına alamet eder. Rüyada beyaz perde yıkamak : Zorluklarla
uD89DI. Rüyada beyaz stor perde görmek rakiplerine büyük fark atacağına, girişilen tüm işlerde başarı üstüne başarı kazanılacağına, bu gelişmelerin vesile olması sayesinde çok iyi yerlere gelerek çok büyük hayır işlerinin gerçekleştirileceğine, yağmur yağmamasına, rahat ve güzel günlere sahip olunacağına, zarar edilen çalışmaların kısa süre içinde kara geçirileceğine, sıkıntılardan ve üzüntülerden kurtuluşa erileceğine, hayallere kavuşulacağına, kişinin gönlünün ferahlayacağına, kafasının da rahat edeceğine, üzücü olaylardan aile bireylerinin tamamının etkileneceğine ve uzun zamandan beri içinde bulunulan huzurlu ortamın yokolacağına, çok rahat ve huzurlu bir hayat yaşanacağına inanılır. Rüyada beyaz stor perde gördüyseniz Biraz zaman ayırmanızda fayda var. Rüyada beyaz stor perde görmek güzel ve kötü duyguların birarada yaşanacağına, sorunlarla boğuşulacak bir döneme girileceğine, dedikoduların ve karalamaların son bulacağına alamet etmektedir. Rüyada stor perde almak uzun zaman boyunca çok üzülüp kahrolacağına, rahat bir hayat sürüleceğine ve yeni bir haneye sahip olunacağına alamet etmektedir. Rüyada stor perde takmak rahat ve refah içerisinde bir hayat sürüleceğine ve hayırlı ve iyi bir kısmet ile çok güzel ve mutlu bir beraberliğe başlanıp çok ilham verici bir sevgi ve huzur içinde yaşanacağına, eş, dost ve akrabalarla güzel günler görüleceğine, iş hayatında büyük bir terfi alınacağına yorulmaktadır. Rüyada stor perde yıkamak zor geçen bir iş döneminin kolay bir şekilde atlatılacağına, verilen emekler sayesinde büyük kazançlar elde edileceğine, hayalini kurduğu şeylerin ayağına geleceğine alamet eder. Rüyada stor perde görmek parasal olarak bir kriz yaşanacağına, kurulan hayallerin deyim yerindeyse tek tek suya düşeceğine, yapılan bazı çalışmalar sayesinde büyük başarılar kazanılacağına, ele geçen kazancın artacağına, zahmetli bir işin hızlı ve kolay bir şekilde nihayete erdirileceğine yorulur. Rüyada mavi stor perde görmek rüya sahibinin yeni çıkar yollar aradıkça daha da kötü durumlara düşeceğine, maddi imkânlarının artacağına işarettir. Rüyada siyah stor perde görmek sağlıklarına zeval gelmeyeceğine, ancak işin ilerleyen aşamalarında ortak olduğu kişinin pek güvenilir biri olmadığını anlayacağına işarettir. Rüyada stor perde görmek ne demek işini kaybedeceğine, para sıkıntısına düşüp, faturalarını ödeyemez olacağına, sıkıntılardan, sorunlardan, gürültüden ve patırtıdan uzak yaşayacağına delalet eder. Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası
Rüyada perde görmek, bazı rüyalarda görüldüğü gibi, rengine, kumaşına türüne göre çeşitli anlamlara gelmektedir. Rüyada görülen perde bazen saklı bir sırra örtüye üzüntüye ya da kedere işaret sayılır. Bazen de rüyada perde, pişmanlığa, gözyaşına veya korkuya yorumlanır. Kimi zaman yalnızlık, yaşlılık ya da yoksulluk olarak tanımlanır. Kimi zaman ise, neşe, zenginliğe, ihtişama veya mutluluğa işaret eder. Genel anlamda rüyada perde rüya sahibi için sevinç içinde olacağı ve çok mutlu olacağı anlamına gelir. Rüyada Perde Görmek Anlamı ve Yorumu Bir kimse rüyada tanımadığı bir evin perdesini görse, rüya sahibinin üzüntülü bir haber alacağına hükmedilir. Eğer rüyada kapıyı kapatan bir perde görür ise, rüyayı görenin bir çok sıkıntılarla karşı karşıya geleceğine işaret sayılır. Şayet gördüğü perdenin damga veya işareti varsa, görünen perde, rüya sahibinin eşi veya çocuklarına yorumlanır. Bazı yorumcular, rüyada görülen eski perdeyi geçici bir üzüntü olarak tanımlarlar. Sıkıntılı veya üzüntülü bir kimse, rüyada yırtılmış bir perde görse ferahlayacağına işaret eder. Bu tür rüyayı hasta bir kimse görürse, rüyayı görenin hastalığının azacağına işaret sayılır. Şayet perdeyi kesilmiş veya alıp götürülmüş görür ise, rüya sahibinin yakın bir zamanda şifa bulacağına hükmedilir. Kimi yorumcular rüyada görülen perdeyi kadına işaret saymışlardır. Rüyada yeşil renkli perde görmek, itaatli, dinine ve eşine sadık hayırlı bir eşe işarettir. Kırmızı perde ise, ateşli, sevişmeyi seven hırslı bir kadın olarak tanımlanır. Beyaz perde saf, gözü açılmamış bakire bir kıza çağrışım yapar. Siyah perde ise, zengin, kibar, saygı değer bir kadın olduğuna hükmedilir. San renk perde ise, hastalıklı, geçimsiz eşini üzen bir kadına işaret sayılır. Pembe perde de, hayal içinde yüzen, sorumsuz, naz yapan, savruk bir kadın olarak yorumlanır. Bir kimse rüyada uzunlamasına yırtılmış bir perde görse, rüya sahibinin çok kısa bir zamanda ferahlayacağına işaret sayılır. Eğer enine yırtılmış bir perde görürse, ırz ve namusunda bir eksiklik olacağına hükmedilir. Şayet gördüğü perde çok büyükse, eksikliğin de o nisbette büyük olacağına yorumlanır. Kimi zaman rüyada perde görmek işlerin gizli ve saklı tutulmasına çağrışım yapar. Perdenin açılması veya kaldırılması ise, bir rezaletin ortaya çıkacağına işaret sayılır. Modern rüya tabirlerinde perde tabiri Bir kimse rüyada yeni bir perde görse, rüya sahibinin bir kadın yüzünden sıkıntıya düşüp üzüleceğine işaret eder. Eğer bir dükkân kapısında asılı bir perde görürse, rüyayı görenin işlerinin bozulacağına hükmedilir. O kimsenin geçim darlığı nedeniyle hastalanacağına yorumlanır. Şayet rüyada mescit veya bir cami kapısında asılı perde görür ise, rüya sahibinin dini yönden üzüleceğine yorumlanır. Evin kapısında perde görmek ise, dünya için çekilecek keder ve üzüntüye işaret sayılır. Rüyada perde görmek ve görülen perdenin ağır olması üzüntü veya sıkıntının da ağır olacağına, ince veya hafif olması ise üzüntünün hafif olacağına çağrışım yapar. Perdenin çokça büyük olması ise, sıkıntı ve üzüntünün de o oranda büyük olacağına yorumlanır. Çıplak olan bir kimse, rüyada kapısına bir perdenin asıldığını görse, rüya sahibinin kendisini yoksulluktan ve günahtan kurtaracak bir kimseyle evleneceğine işaret eder. Hasta bir kimsenin bu tür bir rüya görmesi ise, rüyayı görenin öleceğine yorumlanır. Aranan, korkan bir kimse aynı rüyayı görürse, rüya sahibinin emniyette olduğuna işaret sayılır. Baz an da rüyada görülen perde, iyi huylu bir kimse için örtü, yani günahlardan, halkın dedikodularından kurtulmasına işaret sayılır. Bazen da beklenen bir haberin geç geleceğine yorumlanır. Kimi yorumcular da, iki sevgilinin arasını bozmaya çalışan bir üçüncü kişiye işaret sayarlar. Rüyada Perde Görmek İslami Tabirlerde Yeni perde görmek, devlet kademelerinde çalışanlar için sevinç ve feraha, sıradan insanlar için üzüntüye işarettir. Rüyada eski perde görmek, halk için esenliğe, idareciler için üzüntü ve kedere işaret eder. Rüyada eski perde görmek, kısa sürecek bir üzüntüye; yeni perde görmek, uzun süre devam edecek sıkıntıya işarettir. Yırtık veya parçalanmış perde görmek, ferahlık ve sevince işarettir. Bazan rüyada perde görmek, sır araştıran arkadaşa, malını başkasından kıskanan kadına, dedikodu yapmaya, bir şeyi gizlemeye veya günahlardan sakınmaya işaret eder. Desenli perde görmek, evin hanımına, çocuğa, halkın hürmet etmesini sağlayan dünyalığa işarettir. Nerede olduğu bilinmeyen bir perde görmek, üzüntü, sıkıntı ve korkuya işaret eder. Ev kapısında görülen perde, dünyalık sebebiyle üzülmeye; iş yeri kapısında görülen perde, geçim sıkıntısına işaret eder. Rüyada siyah perde görmek, hükümet veya iş yönünden bir üzüntü yaşamaya işarettir. Rüyada yeşil perde görmek, sevinç ve müjdeye işaret eder. Rüyada cami kapısında perde görmek, dinî bir konuda üzüntü duymaya işarettir. Rüyada katlanmış, kaba kumaştan ağır bir perde görmek, aşırı üzüntüye işarettir. Perdeyi kesilmiş veya yerinden sökülüp alınmış görmek, üzüntü ve kederden kurtulmaya işarettir. Bazan perdenin yerinden sökülüp alındığını görmek, rezillik ve rüsvalığa işaret eder. Rüyada bir köpeğin perdeyi yırttığını görmek, alçak birinden yardım istemeye işarettir. Rüyada çıplak olan kimsenin perde görmesi, kendini günah işlemekten ve geçim sıkıntısından kurtaracak biriyle evlenmeye işarettir. Bekâr veya dul bir kadın perde görse, yorum yine yukarıdaki gibidir. Rüyada perdenin dikey olarak yırtıldığını görmek, tez zamanda sevinç yaşamaya ve ferahlığa kavuşmaya; yatay olarak yırtıldığını görmek, namus konusunda fazla duyarlı olmamaya işarettir. Sıkıntısı olan bir kimse rüyada bir taht üzerinde perde görse, emniyete kavuşur, esenliğe çıkar.
Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Perde Göstermek Görmek Rüyada perde göstermek görmek çalışılan işte alınacak başarılı sonuçlarla üst mevkilere gelineceğine ve bu sayede maddi anlamda sorun yaşanmayacağına, çok sorun yaratan olaylar ile karşılaşılacağına, kendisi için çok hayırlı bir işe girdiği bir dönemde büyük zarar edeceğine, etrafındaki insanlardan gereken desteği göremeyeceğine, yorgunluk, sorunların ve sıkıntıların baş göstereceğine, onları gerektiği gibi değerlendiremeyeceğine, tabir olur. Ayrıca rüyada perde göstermek görmek hiçbir şey yapmak istemez olacağına, gireceği işlerde başarı elde edeceğine, devlet kurumlarından birinde ciddi bir iş yapacağına ve ileride de en yetkili makamlara geleceğine, tartışmalı bir durumla karşı karşıya kalınacağına, manevi yönlerinin güçleneceğine bu sayede bedenin de şifa bulacağına, atılan her adımda daha büyük zararlara girileceğine, yorumlanır. hayal ettiği şeylere yakın bir zaman içinde kavuşacağına tabir edilir. kendisini çok iyi yerlere getirecek ve büyük kazançlar sağlayacak kararlar vereceğine delalet eder. kötü günlerinin alamet eder. bu sayede yol kat edeceğine yorulur. Dini olarak rüyada perde göstermek görmek tabiri Dini olarak rüyada perde göstermek görmek sorunlu ve kötü zamanlar geçirileceğine, kişinin ümidini kaybederek pes etme noktasına geleceğine, müjdeli bir haber alacağına, sıkıntıların ve sorunların çözümü için çeşitli adımlar atacağına, huzursuzluklar ile boğuşacağına ve çok zor ve ruhsal olarak çok kötü bir dönem geçireceğine, ruhsal olarak yenilenip işine daha da konsantre olacağına ve başarılı bir iş hayatı sürdüreceğine, kısa süre içinde büyük gelişmeler kaydedileceğine, hayır getirecek bir işin sıkıntı yaratacak bir hal alacağına, delalet eder. Psikolojik olarak rüyada perde göstermek görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada perde göstermek görmek dikkat çekeceğine ve bu sayede iş dünyasında kısmetlerinin çoğalacağına, sıkıntılarla boğuşan bir akrabanın toparlanması için bir ortaklık kurulacağına, kendisine uygun hayırlı bir kısmet bulup evleneceğine, uzun zamandan beri kafasında kurduğu projelerin gerçekleştirilemeyeceğine, ardından işlerin çok iyi gitmesi ve büyüme kararının alınması ile birlikte üretim çalışmalarına da girileceğine, disiplinli bir hayat sürme kararı alacağına, sevilen bir kişi ile kurulan ortaklığın bozulacağına, KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.BAKARA- 153 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ
Rüyada perde görmek olumlu veya olumsuz şekilde yorumlanabilir. Yapılacak yorumda perdenin hangi tür ve şekillerde görüldüğü oldukça önemlidir. Perdenin hangi renkte olduğu, perde ile ne yapıldığı gibi detaylar oldukça belirleyicidir. "Rüyada perde görmek ne demek, ne anlama gelir?" gibi sorulara dair merak edilenleri sizler için bir araya getirdik. Rüyada Perde Görmek Rüyada perde görmek, rüya sahibinin yaşamında önemli bazı gelişmeler olacağı yönünde yorumlanır. Çok fazla hazzedilmeyen birtakım insanlarla bir arada bulunmak zorunda kalınacağı tabir edilir. Rüya sahibinin evine yakın zamanda hoşlanmadığı bazı insanların geleceğine ve bu davetsiz misafirler karşısında yaşanacak büyük şaşkınlığa işaret eder. Genel bir ifadeyle rüyada perde görmek, rüya sahibinin yakın bir zaman içinde bazı tatsız olaylarla karşılaşabileceğine delalet eder. Rüyada Perde Satın Almak Rüyada perde satın almak, rüyayı gören kişinin durumunda bir iyileşme olmasını istediği şeklinde yorumlanır. Rüya sahibinin daha fazla sosyalleşmek istediği ve insanlarla olan iletişimini artırmayı arzu ettiği yönünde yorumlanır. Rüyada perde satın almak, kişinin sosyal yönünü geliştirme konusunda hevesli olduğunu ve bunu dış dünyaya yansıtmaya gayret ettiğini gösterir. Rüyada Perde Yandığını Görmek Rüyada perde yandığını görmek, sorunlardan uzak bir yaşantı sürüleceğine işaret eder. Rüya sahibinin hayalini kurduğu saygı ve itibara ulaşacağı, zorlukların üstesinden başarıyla geleceğine delalet eder. Katlanılan zorlukların sonucunda beklenenin ötesinde bir kazanç elde edilerek çok mutlu olunacağına yorulur. Rüyada perde yandığını görmek büyük başarıların elde edileceği, iş hayatında oldukça önemli yerlere gelineceği tabir edilir. Rüyada Renkli Perde Görmek Rüyada renkli perde görmek sıkıntıların, problemlerin sonra ereceğine işaret eder. Özellikle sağlık ile ilgili konulardan kaynaklanan sorunların nihayet biteceği yönünde bir yorumu vardır. Rüya sahibinin çok büyük mutluluklar tadacağı, eğer maddi sıkıntı yaşıyor ise bundan kurtularak zenginliğe kavuşacağı tabir edilir. Bunun yanı sıra rüyada renkli perde görmek son derece hayırlı bir aile hayatı yaşanacağı yönünde de yorumlanır. Rüyada Kırmızı Perde Görmek Rüyada kırmızı perde görmek genellikle kariyer ile ilişkilendirilir. İş hayatında önemli başarıların elde edileceğine işaret eder. Rüyayı gören kişinin beklemekte olduğu bir mevki için terfi alacağı, kariyerinde önemli bir ilerleme yaşayacağı şeklinde yorumlanır. Kişinin yeni ve rahat bir hayata sahip olacağına, maddi zorluk çekmeden yaşayacağına yorulur. Rüyada kırmızı perde görmek büyük ve önemli işler için atılım yapılacağına delalet eder. Rüyada Mor Perde Görmek Rüyada mor perde görmek, yapılan çalışmaların kısa bir zaman içinde büyük maddi kazançlar getireceğine yorulur. İş yaşamında gerçekleşecek bir yükselmeye ve önemli bir makam elde etmeye işaret eder. İş yaşamının yanı sıra özel hayatta da yeni başlangıçların olacağına yorulur. Hayırlı bir kısmet ile karşılaşılıp evlenileceğine ve çok mutlu bir yuvaya sahip olunacağına delalet eder. Rüyada Beyaz Perde Görmek Rüyada beyaz perde görmek kırgınlıkların ve küslüklerin son bulacağına işaret eder. Hane halkına kısa süre içinde büyük ve güzel haberlerin geleceğini müjdeler. Bu güzel haber, aile içindeki tartışmaların sona ermesini ve dargınlıkların bitmesini sağlayacak demektir. Bunun yanı sıra, elde bulunan ve yakın zamanda ele geçecek olan yeni fırsatların iyi bir şekilde değerlendirilerek büyük kazançlar elde edilmesini sağlayacağı tabir edilir. Rüyada Mavi Perde Görmek Rüyada mavi renk perde görmek, rüya sahibinin hayırlı işler içinde yer alacağına delalet eder. Rüya sahibi kişi, çevresinde bulunan insanlara da fayda sağlayacak işlerle meşgul olacak anlamına gelir. Verilen emeklerin karşılığının alınacağına ve umutların yeşereceğine yorulur. Rüyayı gören kişi hem kendi iç huzurunu sağlayacak hem de çevresi için faydalı işler yapacak diye tabir edilir. Rüyada Bordo Perde Görmek Rüyada borda perde görmek rüya sahibinin hayallerine kavuşacağına, yaşantısının güzelleşeceğine ve hayatında sürpriz gelişmeler yaşayacağına işaret eder. Kişinin, işinde arzu ettiği başarıyı elde edeceğine, erken yaşta iyi bir kariyer fırsatı yakalayacağına, ailesinin ve çevresindekilerin gurur kaynağı olacağına delalet eder. Rüyasında bordo perde gören kişi karşısına çıkan güçlükleri teker teker aşarak çok başarılı olacak şeklinde yorumlanır. Rüyada Tül Perde Görmek Rüyada tül perde görmek, rüyayı gören kişinin aşk hayatında yeni gelişmelerin olacağına delalet eder. Eğer rüya sahibi bekar biriyse hayırlı bir kısmet ile karşılaşıp evlilik yönünde adım atacak anlamına gelir. Rüyada tül perde görmek, güzel gelişmelerin ve manevi doygunluğun müjdecisi olarak görülür. Özellikle açık renkli perdeler, elde edilen başarılardan duyulan tatmine ve yeni işler için sahip olunan yaratıcılığa işaret eder. Rüyada Perde Astığını Görmek Rüyada perde astığını görmek, maddi bir kayıp yaşanacağının işareti olarak görülür. Rüyayı gören kişinin birtakım dert ve problemler ile karşı karşıya kalacağı ve uzunca bir müddet bu sorunlarla mücadele etmesi gerekeceği tabir edilir. Ancak, tüm bu sıkıntılara karşı gösterilecek çaba ile hepsinin üstünden gelinebileceği yönünde yorumlanır. Rüyada perde astığını görmek, kişinin gösterdiği sabrın neticesinde ulaşacağı huzur ve ferahın bir sembolü olarak görülür. Rüyada Perde Yıkadığını Görmek Rüyada perde yıkadığını görmek rüyayı gören kişinin yakın zaman içinde sıkıntılı bir döneme gireceği şeklinde yorumlanır. Rüyayı gören kişinin aldığı birtakım kararlar neticesinde pişmanlık yaşayacağı tabir edilir. Bu rüya, onu gören kişiye bir uyarı şeklinde algılanabilir. Rüya sahibinin, yakın zamanda karşılaşma ihtimali olan sorunlara karşı temkinli olması gerekir. Rüyada Stor Perde Görmek Rüyada stor perde görmek güzel bir hayata sahip olmaya ve bu hayat için şükretmeye işaret eder. Dolayısıyla rüya sahibi için güzel anlamlar taşır. İş hayatında önemli başarıların kazanılacağı, insanların takdirinin elde edileceği şeklinde yorumlanır. Hayatla verilen mücadeleden galip çıkılarak huzur ve mutluluğa erişmeye delalet eder. Hasret duyulan saygının, güçlüklerin üstesinden gelinerek elde edilen başarının ve anlayışın bir temsilcisi olarak tabir edilir.
Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Beyaz Stor Perde Görmek Rüyada beyaz stor perde görmek büyük başarılara imza atılacağına, yakın bir akrabanın vesile olduğu bir arkadaşlığın evlilikle sonlanacağına, şanssızlığın yakın zaman içinde şansa dönüşeceğine, daha fazla başarı kazanılacağına, gönül hoşluğu ve esenliği yaşayacağına, içine düştüğü zor durumu kendi imkânları ile düzeltmeye çalışacağına, aldığı borçların katbekat artacağına, tabir olur. Ayrıca rüyada beyaz stor perde görmek hayırlı ve yüklü miktarda kazanç elde edeceğine, dost ve akrabalarından alacağı yardım sayesinde çok zor durumlardan kurtulacağına, sorunlarından kurtulup borçlarını bitireceğine ve çok güzel ve hayırlı işlere imza atacağına, zor zamanlar ve musibetler ile karşılaşılacağına, istediği noktaya geleceğine ve kariyerinin çok sağlam olacağına, yaşanan bu üzücü durumların aile hayatına da yansıyacağına, yorumlanır. hayırlı ve helal rızıklara kavuşulacağına tabir edilir. tatsızlıklar çıkacağına delalet eder. başına türlü işler geleceğine alamet eder. kötü giden bir birlikteliğin düzeleceğine yorulur. Dini olarak rüyada beyaz stor perde görmek tabiri Dini olarak rüyada beyaz stor perde görmek işsizin iş bulacağına, aile hayatında çok büyük bir mutluluğa yani evliliğe adım atacağına, bazı zorluklara ve kötü kişilere denk geleceğine, arkadaştan görülecek faydaya, hayatına girecek yeni insanlarla kuracağı arkadaşlıklar sayesinde eğlenceli ve keyifli zamanlar geçireceğine, kendi bildiğini okuyacağına, zaman bulmakta zorlanacağına, maddi ve manevi olarak çok büyük tatmin sağlayacak bir mevkiye terfi alınacağına, delalet eder. Psikolojik olarak rüyada beyaz stor perde görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada beyaz stor perde görmek iş hayatı ile ilgili çok hayırlı gelişmeler ile bir şekilde sorunlarının her geçen gün daha kolay bir hale geleceğine, bunun kendisi için büyük bir şans olacağına hep kısmet getireceğine, bir toplantıdan diğerine koşacağına, insanlara duyduğu güveni kaybedeceğine ve bu nedenle içine kapanarak sessiz ve mutsuz günler yaşayacağına, hayırsız kişilerle muhatap olunacağına, kişinin en lüks evlere, işsizse iyi koşullarda bir iş sahibi olacağına, Beyaz görmekRüyada kar beyazı insanın sıkıntılarının sona ereceğini işaret renk genellikle mutluluga isarettir. Rüyasinda beyaz bir yatak görmek, evlenecegine, kar üzerinde yürüdügünü görmek, hasta ise iyilesecegine, karin üzerine uzanip yattigini görmek bütün endise ve sikintilardan kurtulacagina delalet eder. Bir baska rivayete görede Beyaz renk umumiyetle saadete isaret eder. Normalin disindaki beyazlikta hayir yoktur. BENZER KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.BAKARA- 153 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ
rüyada beyaz stor perde görmek