Hz. Yusuf (a.s.) da Hz. Mehdi (a.s.) gibi, biri kısa diğeri uzun süre iki defa insanların gözünden kaybolmuştur. Birincisinde, Hz. Yusuf (a.s.) kuyuya bırakılmış, kısa bir süre sonra oradan geçen kafile onu oradan çıkarmış, ikincisinde ise haksız yere zindana atılmış, uzun bir müddet orada kalmıştır. Nihayet (gökten boşalan su ile yerden fışkıran) su (birleşerek), takdir edilen işin gerçekleşmesi için yükselmesi gereken seviyeye kadar yükseldi. Bkz. 11/4044 ve Nuh Tufanının bölgesel olup olmadığı ile ilgili açıklama, 23/27 Hz Ali efendimizde çok sırlar mevcuttur.Ancak bu sırlara erişmek yazılı kaynaklarda ki Hz Ali ile ilgili bilgilerin ötesine geçmekle mümkündür.Çünkü Hz Ali ile ilgili bize çok az bilgi gelmiştir. Yazılı kaynaklar çok azdır.Bu gaybi bilgiler yazılı kaynakların ötesindedir.Gerçi yazılı kaynaklarda da epey bilgiler vardır. İslâmiyet’te Çalışmanın Önemi. Dinimiz çalışmaya çok büyük önem vermektedir. Hem dünya hem de ahiret mutluluğu, çalışmakla elde edilir. Tüm Müslümanlar, her ikisi için de çalışmak zorundadır. Dünya için çalışıp helal kazanç sağlamak da dinimizin emridir. Çalışmaya büyük önem veren İslâm dini, helal Gemiyebinenlerin sayısının Hz. Nûh dışında yetmiş dokuz olduğu söylenir. Bunlar mü’min olan eşi ve üç oğlu, yani Sam, Ham ve Yafes, bir de bunların hanımları, ayrıca erkek ve kadın toplam yetmiş kişi. Rivayete göre Hz. Nûh gemiyi iki yılda yaptı. Uzunluğu üçyüz, genişliği elli ve yüksekliği otuz arşın idi. Lq2S. Answer 1 1 - Al-i İmran Suresi = Beşikteyken Konuşmasını Anlatır2 - Nisa Suresi = Allah'ın Çocuğu olmadığı , babasız doğduğunu anlatır3 - Hadid Suresi = İncil Verildiği AnlatılırBaşarılar Hakkında Kur'an-ı Kerim’den Âyetler"Andolsun, Musa'ya Kitabı verdik, arkasından peygamberler gönderdik. Meryem Oğlu İsa'ya da açık deliller verdik ve Onu Rûh-ül Kudüs ile destekledik. Ne zaman ki peygamber, size canınızın istemediği bir şey getirdiyse büyüklük taslamadınız mı? Kimini yalanlıyor kimini de öldürüyordunuz." Bakara -87"Allah'a, bize indirilene. İbrahim'e, İsmail'e, İshâk'a, Ya'kub'a ve torunlarına indirilene, Musa ve İsa'ya verilene ve diğer peygamberlere Rabb'leri tarafından verilene inanırız; Onlar arasında bir ayrım yapmayız, biz Allah'a teslim olanlarız," deyin. Bakara-136."İşte biz, O elçilerden kimini kiminden üstün kıldık. Allah onlardan kimiyle konuştu, kimini de derecelerle yükseltti. Meryem oğlu İsa'ya da açık deliller verdik ve O'nu Ruhu'1 Kudüs ile destekledik. Allah dileseydi onların arkasından gelen milletler, kendilerine açık belgeler gelmiş olduktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat anlaşmazlığa düştüler. Onlardan kimi inandı, kirni de inkâr etti. Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapar". Bakara -253"Melekler demişti ki 'Ey Meryem, Allah seni, kendisinden bir kelimeyle müjdeliyorlar Adı Meryem oğlu İsa mesih'dir; dünyada da ahirette de yüzde şerefli ve Allah'a yakın olanlardandır." Âl-i İmran - 45"İsa onlardan inkâr sezince 'Allah'a gitmek için kimler bana yardımcı olacak' dedi. Havariler, 'Biz Allah'ın yardımcılarıyız; Allah'a inandık, Şahid ol, Biz Müslümanlarız' dediler". Âl-i İmran-52.Allah demişti ki "Ey İsa, Ben, Seni öldürdüm; Ve kendime yükselttim; Seni inkâr edenlerden temizleyeceğim ve Sana uyarılan Havari ve o zaman Hz. İsa'ya uyanları tâ Kıyamet Gününe kadar inkâr edenlerin üstünde tutacağım;Sonra dönüşünüz Bana olacaktır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda Ben hükmedeceğim". 91 Âl-i İmran-55,91 Bizim Kur'an Mealcilerimiz, ya da Kuran’ı Türkçe’ye çeviren hocalarımız, her nedense bu Âyet'teki; "Ey Îsa! Seni öldürdüm ve Seni Kendime yükselttim". Âyetini, "Seni öldüreceğim. Seni yükselteceğim" diye tercüme etmektedirler. Hz, İsa'nm ölmediğini de, vaizlerinde vurgulamaktalar. Halbuki Âyet, Mâzi sigası Geçmiş fiil kipi iledir. Açıktan, "Müteveffike ve râfiuke ileyye "Ey İsa! Seni, Ben öldürdüm ve Seni Kendime Katıma, Huzuruma yükselttim! Ey İsa! Seni, Ben öldürdüm ve Seni Kendime Katıma Huzuruma yükselttim!" Buyurmaktadır. Ayrıca İsa, İkinci Gökte, Dördüncü Gökte... gibi Sözler de yok Kur'an-ı Kerim'de . İndi İlâhiye, Huzuruna yüksettiğini, En Yüce Makama Yüksettiğini, buyurmaktadır. Çünkü "İnd-i İlâhi yani Allah'ın huzuru; kesin 'En Yüce' Makamdır". Peygamberlerin ve Aziz Velilerin Muttakilerin Âyette Allah, "Muttakilerin Cennetlerde, Sıdk Otağı'n da ve Güçlü Melik'lerinin Allah indinde huzurunda, Katında bulunduğunu" Kamer-55 beyan Âyeti, "Öldüreceğim... Yükselteceğim" diye Türkçe’ye çevirebilmek için Âyetin başına 'istikbal - gelecek' ifade eden "S" veya "Seyfe" eklemek lazım. Yani "Se" veya "Seyfe müteveffıke ve Rafiüke ileyye" diye okumak lazım gelir. Halbuki Allah, "seyfe" buyurmamaktadır! "Öldüreceğim", diye Türkçe’ye çevirmek, Arap Gramerine ters düşmektedir. Doğrusu, "Ya İsa! Seni öldürdüm ve Seni Kendime Katıma Yükselttim" diğer bir Âyette, "Ya Muhammed! Senden evvel hiçbir Nebi yok ki, Ben Onu öldürmüş olmayayım".Enbiya-34 Buyurmaktadır. Ve bu Âyet'te Hz. İsa Ki O da bir Nebi'dir. istisna Çarmıha germe olayındaki Bkz. Ek-6; Allah'ın, "İsa’yı, başka birine teşbih ettiler benzettiler; İsa’yı, Onlar öldürmedi"Âyeti; Hz. İsa'yı, 'Allah öldürmedi' anlamı taşımaz. Allah, Hz. İsa'yı, Yahudilerin ihbar üzerine Romalıların Öldürmediğini beyan sonra İsa'yı, Allah Kendisinin öldürdüğünü yukarıdaki Âyetlerle apaçık beyan İsa, 'eceli! ile ölmüştür. O'nu, Allah'tan başkası öldürmemiştir. Allah öldürmüştür!..İsa ölmedi, Göğe bedeni ile çıktı; diyenlerin, "Kur'an" ile bir delilleri yoktur. Biz, herhangi bir 'Kuvvetli ya da Sahih Hadis-i Şerif’e de Konuda gene de Hocalarımızın bir bildiği belki vardır diye düşünüyorum. Ama delillerini göstermeleri "Allah indinde İsa’nın durumu, Âdem'in durumu gibidir. O'nu topraktan yarattı, sonra O'na 'Ol!' dedi, artıkolur..." Âl-i İmran-59- "De ki "Allah'a inandık. Bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, Ishak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene; Musa'ya, İsa’ya ve Peygamberlere Rableri tarafından verilene inandık; Onlar arasında bir ayırım yapmayız, Biz O'na teslim olanlarız". Âl-i İmran-84.-"Biz, Allah'ın elçisi, Meryem oğlu İsa Mesih'i Öldürdük!" Demelerinden ötürü... Oysa O'nu öldürmediler ve asmadılar; fakat İsa Onlara benzer gösterildi. O'nun hakkında anlaşmazlığa düşenler, O'ndan yana tam bir kuşku içindedirler. O hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. O'nu yakinen öldürmediler". Nisa-157.- "Nuh'a ve O'ndan sonra gelen Peygamberlere Vahyettiğimiz gibi, Sana da Vahyettik. Nitekim İbrahim’e, İsmail’e, İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa’ya, Eyyub'a, Yunus'a, Harun'a, Süleyman'a da Vahyetmiş ve Davud'a da Zebur'u vermiştik". Nisa-163.- "Ey Kitap Ehli. Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında gerçek olmayan şeyleri söylemeyin! Meryem oğlu Isa Mesih, sadece Allah'ın Elçisi, O'nun Meryem'e attığı Kelimesi ve O'ndan bir Ruh'tur. Allah'a ve Elçilerine inanın, Allah 'üçtür' demeyin. Kendi yararınıza olarak buna son verin, çünkü Allah, yalnız bir Tek İlâh'tır. Hâşa O, çocuk sahibi olmaktan yücedir münezzehtir. Göklerde ve yerde olanların hepsi O' olarak Allah yeter". Nisa-171.- "Onların ardından, yanlarındaki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak Meryem oğlu İsa’yı gönderdik ve O'na, içinde yol gösterme ve Nur bulunan İncil'i verdik. Önündeki Tevrat'ı doğrulayıcı ve korunanlar için yol gösterici ve öğüt olmak üzere". Mâide-46.- "İsrail oğullarından inkâr edenlere, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet etmiştir. Çünkü Onlar isyan etmişlerdi ve saldırıyorlardı". Mâide-78.- Allah demişti ki, "Ey Meryem oğlu İsa, Sana ve Annene olan nimetimi hatırla, hani Seni Ruh ül Kudüs ile desteklemiştim; Beşikte ve yetişkin iken insanlarla konuşuyordun; Sana Kitabı, Hikmeti, Tevrat'ı ve İncil’i Öğrettim. Benim iznimle topraktan kuş yapıyor, içine üflüyordun, kuş oluyordu... Anadan doğma körü ve alacalıyı, benim iznimle iyileştiriyordun. Ölüleri diriltiyordun. Ve İsrâil oğullarınıSenden savmıştım, hani Sen Onlara açık deliller getirdiğin zaman, içlerinden inkâr edenler "Bu açık bir büyüden başka bir şey değil!" demişti. Mâide-110.- "Havariler demişlerdi ki 'Ey Meryem oğlu İsa, Rabbin bize Gökten bir sofra indirebilir mi?' İsa 'İnanıyorsanız Allah'tan korkun!' dedi. Mâide-112.- "Meryem oğlu İsa da "Allah'ım, Rabbimiz, bizim üzerimize Gökten bir sofra indir ki bizim için, önce ve sonradan gelenlerimiz için o gün bir bayram olsun ve o olay Senden bir Mucize olsun. Bizi rızıklandır, Sen rızk verenlerin en hayırlısısın' dedi 92. Mâide-114.- "Ve yine Allah demişti ki 'Ey Meryem oğlu İsa, Sen mi insanlara 'Beni ve Annemi, Allah'tan başka iki ilâh edinin dedin?" "Hâşa, dedi, Sen yücesin, Benim için gerçek olmayan birşeyi söylemek bana yakışmaz. Eğer demiş olsam, Sen bunu bilirsin, Ben Senin Nefsinde olanı bilmem, çünkü Gaybları bilen yalnız Sensin, Sen!" Hıristiyanların, 'Meryemi’ Mezhebinde olanlar; Meryem'e de 'ulûhiyet' isnad etmektedirler. Âyet, Onlara işaret etmektedir. Mâide-116- "Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas'a da yol göstermiştik. Hepsi iyilerden idi.En'am-85.- "İşte Meryem oğlu İsa! Şüphe edip ayrılığa düştükleri şey gerçek söz' olarak budur". Meryem-34.92 Hıristiyanların "şükran yortusu" diye kutladıkları bayramdır. Büyük bir bayramdır. Zira Gökten yere Allah, sofra yemek indirmiştir. Büyük bir Çocuk edinmek, Allah'a yakışmaz. O böyle şeylerden Yücedir. Bir işi yapmak istedi mi ona sâdece 'ol!' der, olur. Meryem-35.- Meryem oğlu İsa dedi ki "Şüphesiz Allah, Benim de Rabbim, Sizin de Rabbinizdir. O'na kulluk edin". İşte doğru Yol budur. Meryem-36,- "Kendi aralarında hizipler çeşitli görüşler, parçalanmalar; ayrılığa düştüler Kimi, İsa, Allah'ın oğludur, kimi Allah ile beraber ilâh'tır, kimi üç esastan biridir diyerek ihtilaf ettiler. Artık büyük bir Günü görmekten ötürü vay kâfirlerin gerçeği örtenlerin haline! Meryem-37- Biz Peygamberlerden, kuvvetle ahidlerini almıştık. Sen'den, Nuh'tan, İbrahim’den. Musa'dan ve Meryem oğlu İsa’dan; Onlardan sapasağlam söz almıştık.Ahzab-7.- "O size, Dinden Nuh'a tavsiye ettiğini, Sana Vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Şeriat Hukuk düzeni yaptı. Şöyle ki Dini doğru tutun Allah'ın birliğine, gönderdiği hükümlere teslim olun. Hurafelerle Dini bozmayın ve O'nda ayrılığa düşmeyin. Fakat kendilerini çağırdığın bu şey, Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, dilediğini kendine seçer ve yöneleni kendisine iletir". Şûra-13.- "İsa açık delillerle gelince dedi ki "Ben size hikmet getirdim ve ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Allah'tan korkun ve bana itaat edin". Zuhruf-63.- "Sonra bunların peşinden ard arda Peygamberlerimizi gönderdik. Arkalarından Meryem oğlu İsa’yı da gönderdik. O'na İncil'i verdik ve O'na uyanların kalplerine şefkat ve rahmet duygusu koyduk. İcad ettikleri ruhbanlığı, biz Onlara yazmamıştık. Yalnız Allah'ın rızasını kazanmak için onu kendileri icat ettiler; fakat ona gereği gibi de uymadılar. Biz de Onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik. Fakat Onlardan birçoğu da yoldan çıkmışlardır. Hadid-27- "Meryem oğlu İsa da 'Ey İsrâil oğulları, Ben size Allah'ın Elçisiyim. Benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, AHMED adında bir Peygamber Müjdeleyici olarak geldim', demişti. Fakat İsa’nın müjdelediği Elçi Onlara apaçık delillerle gelince 'Bu apaçık bir büyüdür' dediler". Saf-6.- "Ey inananlar! Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa da Havarilere 'Allah'a, benim yardımcılarım kimdir?' demişti. Havariler 'Allah'ın yardımcıları biziz' dediler. İsrâil oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkâr etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Onlar üstün geldiler". Saf-14.- "And olsun! Kitap Ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce O'na inanacak olmasın. Kıyamet günü de O İsa Onların aleyhine şâhid olacaktır". 93 Nisa-15993 Bu Âyete göre Hıristiyanlar ve Yahudiler, ölmeden önce Hz. Muhammed'in "Resûlullah" olduğuna "İman" ederek ölecekler. Hz. İsa da, Kıyamet Günü'nde Bu, tekrar dünyaya "Mehdi ile geldiği gün de olabilir Onlara; Yahudi ve Nasara'nın aleyhine "şahidlik" edecek. Yani Onlara, Hz. Muhammed inkârlarının yanlış olduğunu söyleyecektir. Hz. Muhammed ve Müslümanlardan yana tavır koyup; kendilerine sahip ki Allah, her Yahudi’ye ve Hıristiyan'a 'ölüm ânında' gerçeği gösterecek, ama bu imanları kendilerine fayda verir mi, vermez mi?.. Onu Allah bilir. Çünkü Müslüman olan kurtulur. Zira Allah, "And olsun ki..." buyurmaktadır!.. Hz. Nuh kimdir? Nuh Tufanı nasıl gerçekleşti? Hz. Nuh, "ülü'l-azm" olarak isimlendirilen beş büyük peygamberden biridir. Tevhid inancını yaymak ve insanları doğru yola sevk etmek için peygamberlik görevi verilen Hz. Nuh, pek çok nebinin maruz kaldığı gibi kavmi tarafından inkar edildi. Uzun mücadeleler veren Hz. Nuh, kavminin putperestlikten vazgeçmediğini görünce inanmayanların cezalandırılması için Allah'a dua etti. Yüce Allah bu duayı kabul etti; kendisinin ve inananların kurtulacağını bildirerek bir gemi yapmasını istedi. Peki, Hz. Nuh kimdir? Nuh Tufanı nasıl gerçekleşti? Nuh hangi dinin peygamberidir? Hz. Nuh'un hayatı... Giriş Tarihi 0923 Güncelleme Tarihi 1149 Hz. Nuh, Kur'an-ı Kerim'de ve hadislerde ismi geçen, diğer peygamberlere oranla geniş bir şekilde tanıtılan ve "ülü'l-azm" olarak isimlendirilen beş büyük peygamberden biridir. Kur'an'da 28 surede hakkında bilgi verilmiş ve 43 yerde ismen zikredilmiştir. Kur'an'ın 71 suresi onun adını taşır ve baştan sona onun tevhid mücadelesini anlatır. Kur'an-ı Kerim, Nuh'un hayatının sadece peygamber olarak görevlendirildikten sonraki safhasından bahseder. Kendisine inanmayan kavmi tufanla cezalandırıldığından tufan hadisesi de ona nisbetle Nuh tufanı diye anılır. 3 15 NUH’ NE ANLAMA GELİR? Nuh kelimesinin Arapça asıllı olup nevḥ ağlamak, dövünmek kökünden geldiğini, bizzat kendi nefsini kötülediğinden veya tövbe etmeden boğulup gitmeleri sebebiyle kavmi için üzüldüğünden ona bu adın verildiğini söyleyenler olmakla birlikte kelimenin Arapça olmadığı kabul edilir. Peygamberlerin Kur'an'da geçen duaları 4 15 HAK DİNİ YAYMAK İÇİN PEYGAMBER OLARAK GÖNDERİLDİ Nuh'un soy kütüğü İslami kaynaklarda Nûh bin Lamek bin Metuşelah bin Uhnuh Hanok-İdrîs bin Mehelail Mahalalel bin Kaynan Ken'ân bin Enoş bin Şis Şît bin Âdem şeklinde yer alır. Annesi de Râkîl'in veya Kabil'in kızı Kaynuş olarak verilmekte, Kabil'in çocukları ile Şît'in çocuklarından onlara tâbi olanlara peygamber olarak gönderildiği belirtilmektedir. 5 15 PUTPERESTLİK İLK KEZ HZ. NUH DÖNEMİNDE GÖRÜLDÜ Rivayete göre insanlar Hz. Nuh'a kadar tevhid inancıyla yaşadı ve putperestlik ilk defa Nuh'un kavmiyle ortaya çıktı. Kur'an-ı Kerim'de, "Dediler ki Tanrılarınızı bırakmayın, ilâhlarınız Ved, Süvâ', Yegūs, Yeûk ve Nesr'den vazgeçmeyin" mealindeki ayette Nûh, 23 Nuh kavminin taptığı putlardan bahsedilir. Bu isimler başlangıçta iyilikleriyle temayüz etmiş kişilere aitti. Ölümlerinin ardından bunların heykelleri yapılmış, daha sonra insanlar onları Allah ile kendi aralarında aracı olarak birer tapınma objesi yapmıştı. Peygamberler Tarihi - Hz. Hud Kur'ân-ı Kerim'de kıssası geçen peygamberlerden biri. Âd kavmine gelen Allah'ın rasûlü A'raf, Hûd, Şuarâ ve Ahkâf sûrelerinde kendisinden bahsedilmektedir. Ad kavmine gönderilmiştir ki, Kur'ân dışında diğer mukaddes kitaplarda bu kavimden sözedilmemektedir Abdulvahhab en-Neccâr, Kasasu'l-Enbiyâ, Beyrut, ty., s. 49. Âd kavmi Hz. Nûh tûfanından sonra putperestliğe dönen ilk kavimdir İbn Kesîr, Kasasu'l-Enbiyâ, Beyrut 1982, I, 149 Hud Âd kavmi içinde soyu sopu şerefli bir kişiydi. Peygamberlikten önce ticaretle uğraşırdı. Hûd orta boylu, esmer tenli, gür saçlı, güzel yüzlü idi. Ãdem benzerdi. Zâhid, muttakî ve ibâdete düşkün idi. Cömert ve şefkatli idi; yoksullara bol bol sadaka verirdi. Hâkim, el-Müstedrek, I, 563. Ad kavmi Arabu'l-âribe denilen Arabistan yarımadasına ilk yerleşen kavimlerdendir. Hadramevt'e ve Yemen'e kadar uzanan bölgede oturan bu kavmin yurtları otu, suyu ve çeşitli nimetleri bol olan bir yerdi. Yerin üzerinden akan ırmakları, bağları, bahçeleri, sürü sürü davarları eş-Şuara, 26/133, 134 yer altında da, su depoları ve köşkleri vardı. Şuarâ, 26/129. Başkalarına nazaran onlara boy pos, güç ve kuvvet verilmişti. Allahu Teâla, Ãd kavmine, Peygamber olarak Hûd gönderdi. O da kavmini bir ve tek olan Allah'a iman ve ibâdete, insanlara zulmetmekten vazgeçmeğe dâvet etti ise de, red ve tekzib ile karşılandı. Bunun üzerine, Allahu Teâla onlardan üç yıl yağmuru kesti. Onlar yağmur için Mekke'ye bir heyet gönderdiler. Allah, yağmur bekledikleri halde bir kasırga ile onları helâk etti. Hz. Nuh Kısaca Hayatı, Hz. Nuh Hayatı hakkında bilgi Hz. Nuh, İdris aleyhisselamın göğe çıkarılmasından sonra çığırından çıkan insanlara örnek olması için peygamber olarak gönderilmiştir. Putlara tapan insanları doğru yola sevk etmekti görevi. O zaman 50 yaşında olan Hz. Nuh yıllarca insanlara dini anlatmış ve teşvik etmiştir. Fakat Hz. Nuh’a kendi oğlu Ken’an dahi inanmamıştır, dahası alaya alıp işkence etmişlerdir. Kuran-ı kerimde bu hadise şöyle geçmektedir; Andolsun ki Nuh’u elçi olarak kavmine gönderdik. Dedi ki Ey kavmim ! Allah’a kulluk edin, sizin ondan baska tanrınız yoktur. Dogrusu ben, üstünüze gelecek büyük bir günün azabından korkuyorum » A’raf, 59 . Nuh aleyhisselam insanların davetine icabet etmedikleri için onlara beddua etti Rabbim! Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır » Nuh, 24 . Yüce Allah daha sonra kendisine gemi yapmasını emretmiştir. Buda Kuran-ı Kerimde şöyle ifade ediliyor; Gözlerimizin önünde ve vahyimiz emrimiz uyarınca gemiyi yap ve zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme ! Onlar mutlaka boğulacaklardır ! » Hud, 37 . Gemi bitince tufan oldu denizler taşti ve her taraf su oldu. Nuh aleyhisselam sayısı 80 kisi kadar olan mü’minler ile 3 katlı olan gemiye bindi. Nuh aleyhisselam gemiye her hayvandan birer çift aldı. Oğlu Ken’an’i da gemiye almak istedi, ama o “Beni sudan koruyacak bir dağa sığınacağım” dedi, gemiye binmedi ve hemen bir dalga onu alıp boğdu. Allah Teala da Nuh aleyhisselamın bu oğlu hakkında af dilemesine karşılık … Ey Nuh ! O asla senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı kötü bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme.… » Hud, 46 Sular taştı heryer sular altında kaldı, insanlar ve hayvanlar helak oldu. 150 günün ardından Allahü Teala şöyle buyurmuştur Yere suyunu Çek; göğe ey gök sen de yağmurunu tut » ve böylece yağmur durmuş yeryüzünden sular çekildi. Gemi Irak’taki Cudi dağında karaya vurdu. Hz. Nuh’a inanarak kurtuluşa eren insanlar günlerdir aç kalmışlardı. Karaya vurdukları yer dağ olduğu için orada da yiyecek yoktu. Hz. Nuh insanlara ellerinde olan bütün yiyecekleri birleştirmelerini emretti ve böylece yıllardır günümüze kadar ulaşan Aşure yemeğini ilk onlar yaptılar. Nuh aleyhisselamın 3 oğlu Sam, Ham ve Yafes’in soyundan olduğu için insanlar Hz. Nuh’a ikinci Adem de demektedir. Nuh aleyhisselamın rivayetlere göre 1000 yaşında dünyaya veda ettiğini söylüyorlar. Fakat Kur’an-ı Kerim’de Andolsun ki biz Nuh’u kavmine gönderdik de o 1000 yıldan 50 yıl eksik bir süre yanlarında kaldı.… » El-Ankebut, 14 diye geçiyor. Hz. Nuh gemicilerin ve marangozların üstadıdır çünkü bu işleri Allah’ın kerem ve lütfu sayesinde ilk o yapmıştır. Hz. Nuh’un evladlarına öğüdü; Bunlardan ilk ikisini asla bırakmayın diğer ikisini de asla yapmayın 1. La ilahe illallah 2. Subhanallah vebi hamdihiy’dir 3. Gavurluktan sakının 4. Kibir den sizi uzak durun. Hz. Nuh’un Hayatı Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

hz nuh ile ilgili iki ayet kısa